..: Başakşehir Anneleri :..
Cuma, 30 Mart 2018 14:56

Daha İyi Bir Dünya...

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Hepimiz çocuklarımız için iyi bir dünya bırakmak istiyor ve bunun için çaba sarf ediyoruz. Çocuklarımıza iyi bir dünya bırakmak kadar dünyaya “iyi insanlar” bırakmak önemli. Hepimiz çocuklarımızın “iyi insanlar” olmalarını istiyor hatta iyi insan olmaları için onlara disiplin vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Hatta bu disiplin işini bazen fiziksel ve psikolojik istismarın bir türü olabileceğini göz ardı eden aileler olabiliyor.

 

Çocuklarına bağıran, onların poposuna şaplak atan, azarlayan, sert sözlerle eleştiren, bir hata yaptığında odasına gönderen aileler aslında bir nevi disiplin metodu kullanıyorlar. Belki de sırf bu sebeple “pozitif disiplin” diye bir tabir türedi.  

Başını belaya sokmaması, yaptığı hatayı anlaması, başkalarına zarar verdiğini fark etmesi veya olumsuz olan davranışlarını değiştirmesi için ceza verilen çocuklar, gerçekten vermek istediğimiz mesajı alabiliyorlar mı?

Çocukken ceza alma korkusu ile yetişkinlerin istediği davranışları sergileyen çocuklar, büyüdüklerinde kendi özgür idari ile doğu kararı verme yetisine sahip olabilirler mi?

Çocuk azarlandığı veya cezalandırıldığı davranışı bir daha tekrarlamamak üzerine terk eder mi? Bence bu sorunun cevabı kesinlikle “Hayır!”

Çocuk dikkat çekmek için bu hareketi defalarca tekrar edebilir veya bunları kimsenin görmediğini/kontrol edemediğini düşündüğü zamanlarda tekrar yapar.  

Azarlamak, kızmak, bağırmak veya ceza vermek, çocukların davranışlarının başkalarını “nasıl etkilediğini” düşünmek yerine bu davranışın sonucunda kendisinin nasıl etkileneceğine odaklanır. Böylece çocuk, iyi karar vermek veya doğru seçimler yapmak için akıl yürütmek yerine beladan ve cezadan uzak durmanın yolunu arar.    

Çocuklar, duygularını kontrol edemez bazen dürtüsel davranır; onlarda sinirlenir, öfkelenir veya bir şeyi beğenmeyebilir, yapmak istemeyebilir. Çocukla inatlaşmak, “Hayır! Böyle yapacaksın! Şöyle yapmalısın!” gibi illa ki “benim dediğim olacak diye tutturmak aslında en büyük hattadır. Çocuk, saygı duymanın ne demek olduğunu yetişkinlerin kendisine yaklaşımından öğrenir. Çocuklarımız direttiğinde, isyan bayraklarını salladığında, yerlerde yuvarlanıp çığlık çığlığa bağırmaya başladığında ona “seni anlıyorum. Şu anda kızgınsın/üzgünsün/mutsuzsun” gibi duygularını isimlendirmesine yardım edecek cümleler kurup, sıkıca sarılıp, gözyaşlarını sildikten sonra dikkatini başka bir yöne çekmek için hemen bir oyun uyduralım. Unutmamamız gereken bir şey var: çocuklar bir olayı nerede ve ne zaman yaşadıklarını zaman içerisinde unutabilirler ama o olayın müdahillerinin kendilerine nasıl hissettirdiklerini ASLA unutmazlar.   

Yazan Merve Özçelik

 

Okunma 622 kez Son Düzenlenme Cuma, 30 Mart 2018 16:14

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

 

Kütüphanede Masal Saati 6

27 Mart 2018
Kütüphanede Masal Saati 6

Gönüllü olarak kütüphanede yürüttüğüm Masal Anlatıcılığı gününde bu seferki hikayemiz: "Sarılalım Mı...

Ahlat'a Destek Kahvaltısı 2

27 Mart 2018
Ahlat'a Destek Kahvaltısı 2

Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin başlatmış olduğu Ahlat Sosyal Sorumluluk Projesi @ahlatssp...

Benim Evim Nerede? Hikayesi ile Ahşap Boyama Atölyesi

27 Mart 2018
Benim Evim Nerede? Hikayesi ile Ahşap Boyama Atölyesi

Sezen Aksu Taşyürek'in kaleme aldığı Benim Evim Nerede? adlı hikaye anlatımı sonrasında sincap şekli...

İlk Öğretmenim Annem Kahvaltısı

27 Mart 2018
İlk Öğretmenim Annem Kahvaltısı

25 Kasım Cumartesi Günü İlk Öğretmenim Annem dedik ve öğretmenler gününü kutlamak için annelerimizle...

Roko ile Ahşap Boyama Atölyesi

27 Mart 2018
Roko ile Ahşap Boyama Atölyesi

Püfleyen Küçük Dinazor Roko hikayesi anlatımı sonrasında ahşap oyuncaklarımızı boyadık. Oyuncaklarım...

Bumerang - Yazarkafe